Konut fiyatları düşüşe direniyor
Konut fiyatları, maliyet ve üretim artış hızının üzerinde yükseldi. Kasım 2025’te İnşaat Maliyet Endeksi yıllık yüzde 23,93, İnşaat Üretim Endeksi yüzde 22,3 artarken, konut fiyatlarındaki değişim yüzde 31,4’e çıktı. Sektör temsilcileri bu durumu; arsa maliyeti, birikmiş talep, faizde düşüş beklentisi ve ilanlardaki balona bağlıyor.
İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlamasına rağmen konut fiyatları yüksek seyrini koruyor. Kasım 2025 verilerine göre, İnşaat Üretim Endeksi yıllık bazda yüzde 22,3 artarken; Konut Fiyat Endeksi (KFE) yüzde 31,4 yükseldi. İnşaat Maliyet Endeksi ise kasımda aylık yüzde 1,14, yıllık yüzde 23,93 artış gösterdi. Açıklanan veriler, konut fiyatlarındaki artışın fiziksel üretim oranının ve maliyetlerin oldukça üzerinde seyrettiğini ortaya koydu. Üretimin alt kırılımları incelendiğinde; bina inşaatının yıllık yüzde 23,4 ve bina dışı yapıların yüzde 16,7 arttığı görüldü. Sektör temsilcileri, konut fiyatlarındaki tablonun yalnızca maliyet veya üretim hacmiyle açıklanamayacağına işaret ediyor.
İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli, inşaat maliyetlerindeki yavaşlamanın konut fiyatlarına doğrudan yansımadığını söyledi. Keçeli, “Şunu çok net söyleyeyim; sahada olan, projelerin içinde yaşayan biri olarak bakıyorum meseleye. İnşaat maliyetlerindeki artış hızı yavaşladı ama bu konutun ucuzlayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bugün konutun fiyatını sadece beton, demir ya da işçilik belirlemiyor. Büyük şehirlerde arsa maliyetleri hâlâ çok yüksek. Ayrıca son birkaç yıldır yeterli arz üretilemediği için ciddi bir birikmiş talep oluştu. İnsanlar alım gücü olmadığı için bekliyor ama bu talep ortadan kalkmış değil” dedi.
Finansmana erişimin rahatlaması halinde bu talebin hızla devreye gireceğini belirten Engin Keçeli, şu değerlendirmelerde bulundu: “Konut meselesi ‘maliyet düştü, fiyat niye inmiyor’ diye basitçe anlatılacak bir konu değil. Asıl ihtiyaç, vatandaşa bir oda değil, gerçekten bir ev alabilecekleri sürdürülebilir finansman modelleri üretmek. Ben 2026 konusunda bu yüzden çok umutluyum. Doğru politikalarla hem sektörün hem de alıcının rahatlayacağı bir döneme girilebilir.”