Yakın aralıklarla kansere yakalanan 3 kardeş 10 yıldır verdikleri yaşam mücadelesini kazandı
İstanbul’da Refika ve Beytullah Yuva çiftinin çocukları 14 yaşındaki Abdulsamet, 12 yaşındaki Havva Nur ve 11 yaşındaki Mislinan, yaklaşık 10 yıl önce yakın aralıklarla yakalandıkları lenfomayla olan mücadelelerini, anneleri ve dışarıdan uyumlu donörün bulunmasıyla kazandı.
İstanbul’da yaşayan Yuva çifti, 2015 yılında 1,5 yaşındaki oğulları Mislinan’ın boynunda oluşan şişlik nedeniyle hastaneye başvurdu.
Yapılan tahliller sonucu lenfoma (lenf kanseri) teşhisi konulan ve Erzurum’da tedavisine başlanan Mislinan, kemoterapi almaya başladı.
Aile, bu süreçte 2,5 yaşındaki Havva Nur’un da karnında oluşan şişlik üzerine hastaneye başvurdu. Yapılan tahliller sonrası kardeşinden 2 ay sonra Havva Nur’a da lenfoma teşhisi konuldu.
Ailenin isteği üzerine iki kardeşin tedavisine İstanbul’da devam edildi.

Kemoterapi tedavisi gören 3 kardeşin de durumu ağırlaşıp, doktorların acil donör bulunması gerektiğini söylemesi üzerine, uyumlu bulunan anne Refika Yuva, Havva Nur ve Mislinan’a donör oldu.
Anne Refika Yuva, 2015 yılında Erzurum’da yaşarken, oğlu Mislinan’ın boynunda oluşan şişlik nedeniyle gittikleri hastanede enfeksiyon nedeniyle yatışının yapıldığını, 2 ay süren tedavinin ardından da lenfoma teşhisi konulduğunu söyledi.
Yuva, doktorların teşhisin ardından durumu kötü olan Mislinan’ın acil kemoterapi alması gerektiğini söylemesi üzerine kendi istekleriyle oğullarının İstanbul’a sevkinin yapıldığını belirtti.
Çok zorlu bir sürece girdiklerini ifade eden Yuva, “Zor bir süreçti. Kanser nedir, kemoterapi nedir bilmiyoruz. İlk defa başımıza gelmiş. Şu an 11 yaşında olan oğlum Mislinan, Erzurum’da 3 kür kemoterapi aldı. İki ay sonra da 2,5 yaşındaki kızımın karnı şişmeye başladı, hastaneye götürdük. Tahliller yapıldı, biyopsi oldu. Ona da lenfoma teşhisi konuldu. İki ay arayla kızım Havva Nur da kansere yakalandı.” diye konuştu.

Yuva, o süreçte çocuklarının sağlık durumlarının çok kötü olduğunu, sürekli ateşlerinin çıktığını, kilo kaydettiklerini ve kemoterapi nedeniyle saçlarının dökülmeye başladığını anlatarak, şunları söyledi:

En büyük oğlu 7 yaşındaki Abdulsamet’te de 2 yıl sonra bazı belirtiler çıktığını, doktorların kemik iliği nakli yapılması gerektiğini söylediğini ifade eden Yuva, şöyle devam etti:
Refika Yuva, çocukları kanserle mücadele eden hastanede tanıştığı arkadaşlarına da hep moral vermeye çalıştığını belirterek, şöyle konuştu.
“Arkadaşlarıma, ‘Ayakta olun, bu çocukların size ihtiyacı var, siz güçlü olmazsanız bu çocuklara kim bakacak.’ dedim, onlara moral verdim. Ben hastaneye giderken hep güçlü oldum, hastam varmış gibi gitmezdim. Arkadaşlarım da hep ‘3 çocuğun hasta nasıl moralin yüksek.’ derdi. Çocuklarım kemoterapi alırken çok asabilerdi, şimdi ‘Sen hep mücadele verdin, emek sarf ettin, biz de büyüyünce seni utandırmayacağız, okuyup meslek sahibi olacağız.’ diyorlar. Havva Nur mimar, Mislinan pilot, Abdulsamet de hayvanları çok seviyor, veteriner hekim olmak istiyor. Tek duam iyi olmaları, sağlıklı olmaları. Arkadaşlarıma da hep dua ediyorum. Arkadaşlarımın çocuklarını kaybettiğini gördüm ama düşmedim, ayakta kalmaya çalıştım, hep dua ettim.”
Bu süreçte Kansersiz Yaşam Derneğinin de hep yanlarında olduğunu kaydeden Yuva, “Çok güzel etkinlikler yapıyorlar, çocuklarımı götürüyorum, çok mutlu oluyorlar. Hep onlarla eğlendiler, güldüler, kanserle savaşanların hep yanında oldular.” dedi.
Yuva, çocukları kanserle savaşan ailelere, “Hiçbir zaman kötü düşünmesinler. Her zaman hayata güzel baksınlar. Umutla yaşasınlar, dua etsinler, pozitif olsunlar. Ben hiçbir zaman moralimi bozmadım. Hiçbir zaman umutlarını yitirmesinler, başarabilirler.” tavsiyesinde bulundu.
Kansersiz Yaşam Derneği (KAYD) Başkanı Dida Kaymaz, kanserin sadece bireyin değil, tüm ailenin yaşadığı büyük bir sınav olduğunu belirterek, dernek olarak aileyi bir bütün olarak ele aldıklarını, sadece hastaya değil, anneden kardeşe kadar herkese dokunan bir destek mekanizması kurduklarını söyledi.
Kaymaz, kamu hastanelerinde kurdukları oyun ve eğitim alanlarında görev yapan psikologların, oyun ablalarıyla birlikte hem çocukların hem de ebeveynlerin moralini yüksek tutmaya çalıştığını anlattı.
Ayrıca annelere özel grup terapileri ve eğitimler düzenlediklerini aktaran Kaymaz, maddi zorluklarla mücadele eden aileler için ise Aile Yaşam Destek Fonu kapsamında düzenli nakdi destek, gıda kartı, kıyafet ve eğitim desteği sunduklarını belirtti.
Yuva ailesi gibi vakaların derinden etkilediğini ifade eden Kaymaz, şunları kaydetti: