Yargısız infaz tasarısı: Mahkeme yerine banka karar verecek
“Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun”da yapılacak değişiklikler tartışma konusu oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanıp Meclis’e sunulan tasarı, banka hesaplarının kapatılması ya da sınırlandırılması yetkisini mahkemelerden alıp MASAK ve bankalara veriyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından hazırlanan ve Meclis Başkanlığı’na sunulan 7262 Sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanunu’nda değişiklik yapma adımına ilişkin tartışmalar derinleşerek devam ediyor.
Yapılmak istenen değişiklikle Hazine ve Maliye Bakanı’na tüm gerçek ve tüzel kişilere ait banka hesapları üzerinde, yargı kararı olmaksızın hesapların kapatılması dahil her türlü sınırlandırıcı tedbir uygulama yetkisi veriliyor.
Kanun Teklifi’nin 8. Maddesi ile şu şekilde bir düzenleme getiriliyor: “Başkanlık (MASAK) karmaşık ve olağandışı büyüklükte ya da görünürde makul, hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan işlemler gerçekleştirildiği değerlendirilen hesaplar ile bu hesaplarla bağlantılı diğer hesapları uygun tedbirler alınmasını teminen yükümlülere bildirmeye yetkilidir. Yükümlüler bu hesaplar hakkında risk değerlendirilmesi yaparak müşterinin tanınması kapsamında alınması gereken tedbirlerin tekrarlanması, yüz yüze olmayan işlem kanallarının kapatılması, tutar ya da işlem sınırı getirilmesi, yüz yüze kimlik tespiti yapılması ve iş ilişkisinin sonlandırılması dahil riskle orantılı tedbirleri derhal almak zorundadır. Bu yükümlülüğe aykırı davrananlar hakkında uygun tedbir alınmayan her hesap için üç yüz bin Türk Lirası para cezası uygulanır.”
Bu maddeye göre; Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), hiçbir somut kriter olmaksızın riskli ve şüpheli olarak değerlendireceği banka hesaplarını bankalara bildirecek. MASAK, makul bulmadığı hesapları bankalara gönderirken hiçbir somut kritere bağlı kalmadan bu kararı alabilecek. Üstelik; MASAK’a ilgili hesaplarla ilgili olarak herhangi bir inceleme yapmak mecburiyeti de getirilmemesi dikkat çekiyor. MASAK, istediği banka hesaplarını, makul bulmadığı gerekçesiyle bankalara gönderebilecek. Bankalar bu hesaplarla ilgili risk değerlendirmesini yapacak.
Normalde cezalandırma gerektiren bir değerlendirme ve analiz ancak yargı tarafından yapılabiliyor. Böyle bir değerlendirme yapmak genel olarak kamunun, özel olarak da yargının yetki ve sorumluluk alanına giriyor. Yabancı sermayeli bankalar ve özel bankalar da dahil tüm bankalar, risk değerlendirmesi yaparak hangi hesap için hangi müeyyideyi uygulayacağına karar alınabilecek. Yani uygulanacak tedbirin seçimine banka karar verecek.
Bu taslağın yasalaşması halinde banka; hesabın işlemelere kısmen ya da tamamen kapatılmasına karar verebilecek, hesap sahibi ile iş ilişkisini sonlandırma kararı verebilecek ve hesaplarla ilgili olarak işlem ve tutar sınırlandırması kararını alabilecek.
Bankanın alacağı böyle bir karar; aynı zamanda banka hesabının kısmen ya da tamamen bloke edilmesi anlamına da geliyor. Çünkü, eğer banka hesap ile ilgili olarak işlem yasağı kararı alırsa hesap sahibi hesabından para çekemez, havale yapamaz ve tasarrufta bulunamaz hale gelecek. Sonuç itibariyle bir hukuk devletinde sadece yargı tarafından alınması gereken temel hak ve hürriyetler üzerindeki kısıtlama kararı, bankalar tarafından alınabilir hale getiriliyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde Anayasa’ya açıkça aykırılık teşkil ediyor.
İşin en ilginç tarafı ise bu işlemlerin bankalar tarafından yapılması esnasında hesap sahibinin bu işlemlerle ilgili olarak herhangi bir bilgisi olmayacak. Banka hesabına hiçbir gerekçe olmadan ve gerekçe bildirilmeden işlem sınırlaması getirilirken ve hesabı bloke edilirken, gerçek veya tüzel kişi olabilecek hesap sahibi sadece iflasını ve batışını izleyecek. Hesap sahibi yargıya dahi gidemeyecek.